MecazeN  

Geri Dön   MecazeN > Aşk & Şiir & Edebiyat > Edebiyat > Atatürk Köşesi

Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 26-04-11, 14:23   #1
Icon1 Atatürk'ün İlkokul Anıları


ATATÜRK'ÜN İLKOKUL ANILARI

MUSTAFA OKULA BAŞLIYOR


Mustafa okula başlayacaktı Babası Ali Rıza Bey oğlunun laik eğitim veren Şemsi Efendi İlkokulu’na gitmesini istiyordu Annesi Zübeyde Hanım ise, mahalle mektebine gitmesini arzu ediyordu Bu konu etrafında fikir çatışmaları sürüp gidiyordu:

Zübeyde Hanım: “ Ne var yani Şemsi Efendi İlkokulu’nda? Ne öğrenecek orada? Hem orası uzak Mahalle mektebi şuracıkta Oraya gitsin istiyorum

Ali Rıza Bey: “ Hanım, okulun yakınlığı, uzaklığı önemli değil Önemli olan, eğitimin iyi olması Öğretmenlerin iyi eğitim vermesi

Zübeyde Hanım: “ Tamam işte Mahalle mektebindeki hoca çok iyi eğitimciymiş Mahalle mektebinde okuyanlar hep iyi eğitim almışlardır Ben de mahalle mektebinden mezun oldum, orada okudum Bilgide kimden aşağı kaldım, söyler misin bey? “

Ali Rıza Bey: “ Kimseden aşağı kalmadın, Zübeyde Ben her zaman senin bilgili olmanla övünmüşümdür ama Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu’na gidecek

Ali Rıza Bey yine de, Zübeyde Hanım’ı
n hatırını kırmamak için, oğlu Mustafa’yı birkaç günlüğüne mahalle mektebine gönderdi

Daha sonra bir bahaneyle Mustafa’yı mahalle mektebinden alarak Şemsi Efendi İlkokulu’na yazdırdı Bu durum Mustafa’nın da hoşuna gitmişti, çünkü mahalle mektebinin dersleri O’na ağır gelmişti Ağır gelmesi derslerin zorluğundan değil, konuların ağır yani yavaş işlemesindendi Mustafa, hocanın birinci derste anlattığı konuyu hemen kavrıyor, ikinci derste yeni bir konuya geçmesini bekliyordu ama hoca sadece birinci derste değil, bütün bir gün aynı konuyu anlatıyordu Bu durum Mustafa gibi yaşı küçük aklı büyük, yaşına göre, dünyada eşine ender rastlanacak üstün zekâlı bir çocuk için, sıkıcı bir durumdu Kimse benden koşmam gereken bir durumda yürümemi beklemesin, diyordu

Mustafa, Şemsi Efendi İlkokulu’nda kısa zamanda tanındı ve sevildi Hele sınıf öğretmeni Mustafa diyordu da başka bir şey demiyordu Öğretmenler odasında devamlı olarak bu başarılı öğrencisini anlatıyor, O’nu övüyordu:

“ Arkadaşlar, az önceki matematik dersinde sınıfa çok zor bir problem sordum Kimse duymasın, soruyu üçüncü sınıfların ders kitabından almıştım Sınıfta kimsenin problemi çözemeyeceğinden emindim Problemi önce yüksek sesle okudum, daha sonra tahtaya yazdım Öğrencilerin çoğu soruyu okumakla meşguldü Oysa çalışkan öğrenciler defterlerine çözüm işine girişmişlerdi Problemi doğru çözdüğünü söyleyen altı öğrenciden beşinin bulduğu sonuç yanlıştı Sadece Mustafa doğru sonuca ulaşmıştı Siz olsanız böyle bir öğrencinizi alnından öpmez misiniz? Gelecekte Türk Milleti bu çocuktan çok şey bekleyecektir





ALTIN SAÇLI, DENİZ GÖZLÜ ÇOCUK

Mustafa, Şemsi Efendi Okulu son sınıfa giderken, bir gün sınıf öğretmeni bugün okula bir müfettişin geleceğini, ona karşı saygılı olmalarını, soracağı sorulara doğru cevap vermelerini söyledi Eğer bilmiyorlarsa kesinlikle parmak kaldırmamalarını ihtar etti İlk dersten sonraki teneffüste öğrenciler arasında konuşulan tek konu müfettişin sınıfta ne gibi bir soru sorabileceğiydi Müfettişin sorduğu bir sorunun bile bilinememesi, kötü bir intiba bırakırdı

Bu durumda Mustafa, çalışkan öğrenciler arasında ön plana çıkıyor ve arkadaşlarına müfettişin sorduğu en zor soruyu bile doğru cevaplandıracağı sözünü veriyordu

İkinci ders, ikinci teneffüs derken, üçüncü dersin ortalarına doğru kapı çalındı ve müfettiş sınıfa girdi Müfettiş, öğretmenle bir süre konuştuktan sonra sınıfa dönerek ilk soruyu sordu: “ Osmanlı Devleti, Avrupa'yı fethetmek istedi ama neden başarılı olamadı? “

Belki bu soru öğrenciler için, biraz ağır bir soruydu ama ağırlıkların kaldırılıp kaldırılamayacağı yani sorunun cevaplandırılıp cevaplandırılamayacağı da böyle bir soru sorulmadan bilinemezdi Bu soru için, sınıfın en çalışkan dört öğrencisi parmak kaldırdı Bunların arasında Mustafa da vardı Aslında müfettiş sınıfa girip öğretmenle konuşurken, orta sıralarda oturan sarı saçlı, mavi gözlü ve o mavi gözlerinden zekâ fışkıran öğrenciyi hemen fark etmişti Müfettiş, nedense bu sarışın öğrenciye parmak kaldırmasına rağmen, söz hakkı vermemiş, parmak kaldıran başka bir öğrenceden sorduğu sorunun cevabını istemişti O öğrenci de, müfettişin beklediği bir şablon içinde soruyu cevaplamıştı

İkinci soru, ilk sorudan çok daha zor olmalıydı: “ Bir devlet çıksa, diyelim ki, bu Osmanlı Devleti olsun, dünyaya hâkim olsa, bu durum ebediyete kadar devam eder mi? “

Mustafa olaya bu paralelde dik bir çizgi çekmek ihtiyacını hissetmişti Birbirine paralel giden iki doğru bu dik çizgiyle kesişmeliydi Mustafa'nın parmak kaldırıp söz isteyerek soruya verdiği cevap şu oldu:

" Hayır, etmez Bırak ebediyeti elli yıl bile devam etmez Her ne için olursa olsun, başka milletleri boyunduruk altına almak, onları köle durumuna düşürmenin adı emperyalizmdir Her millet kendi sınırları içinde özgür ve bağımsız yaşamalıdır Yaşasın özgürlük, yaşasın bağımsızlık!"

Mustafa'nın büyük bir coşku içinde söylediği bu sözler üzerine müfettiş, bir süre öğretmenle konuştuktan sonra, Mustafa'nın yanına giderek, O'nu alnından öptü

" Yaşa Mustafa! Türk Milleti, senin gibi son derece bilgili, kültürlü ve düşüncesini korkmadan söyleyebilen, çağdaş yeni nesil gençlere emanet edilecektir Sen Türk Milli Eğitimi'nin gururusun "

Yazan: Serdar Yıldırım


Serdar102 ist offline   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Etiket
anıları, atatürkün, İlkokul

Konu Seçenekleri
Modları Göster


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevaplar Son Mesaj
İlkokul Küfürleri MaXıMuM Geyik & Mizah 0 22-03-08 09:36
İlkokul Küfürleri +13 sananes Geyik & Mizah 10 03-03-08 16:18
Atatürk'ün Hayatından 16 kesit(Atatürkün Anıları) P€€RL€SS Atatürk Köşesi 0 30-12-07 12:42
Atatürk'ün Anıları Fuяκaи Atatürk Köşesi 13 03-12-07 10:04
Atatürk'ün Bazı Anıları «BìØĦΛZΛ®D» Atatürk Köşesi 0 17-12-06 15:18


Şuan Saat: 10:43


Telif Hakları vBulletin
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.