|
|
|
|||||||
| Oruç ve Muhabbet Neler orucu bozar, Oruç bozmanın cezası nedir ? neden oruç tutmak gerekir ? |
![]() |
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 |
|
RAMAZAN ayının yirmi yedinci gecesi İslâm âleminde “Kadir Gecesi”olarak bilinir ve kutlanır
Çünkü bu gece hayırlarla dolu olayların meydana geldiği bir gecedir![]() Kadir gecesi, gecelerin en feyizlisi ve bereketlisidir Bu gece, çok değerli ve müstesnâ bir gece olduğundan, Kur’an-ı Kerim’de müstakil bir sûre ile şerefi yükseltilmiş, doksanyedinci sûre olan “Kadir Sûresi” buna tahsis edilmiştir Bu sûrede gece ile ilgili olarak Yüce Allah şöyle buyuruyor:“Şüphesiz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik Kadir gecesinin ne olduğunu sen ne bileceksin? Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır Melekler ve Ruh (Cebrâil) o gecede, Rablerinin izniyle her türlü iş için iner de iner O gece tan yerinin ağarmasına kadar bir esenliktir ” (Kadir, 1-5)Ayetlerden de anlaşılacağı üzere, insanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren, beşeriyyeti karanlıklardan çıkarıp, aydınlığa kavuşturan kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında Kadir gecesinde inmiştir Kur’an-ı Kerim gibi, insanlık için bir hidayet rehberi olan yüce kitabın böyle bir gecede inmesi, ona çok büyük bir şeref kazandırmış, kadrini yüceltmiştir Şâir bunu ne güzel ifade eder:Hakk’ın en şa’şaalı nûru tecellî etti, Doğdu Kur’an güneşi, leyle-i fetret bitti ![]() Kur’an-ı Kerim’in bu gecede inmesi, bu gecenin bin aydan daha hayırlı olması, Cenab-ı Hakk’ın, ezelde takdir ettiği şeylerden bir yıllık olayların, ana kitaptan alınarak, görevli meleklere bildirdiği gece olması sebebiyle de Kadir gecesi üstün bir değer taşımaktadır Büyük melek Cebrail (s a s )’ın, diğer meleklerle bu gece yer yüzüne inerek, Allah’a ibadet eden kulları selâmlamaları ve bu gecenin tan yeri ağarana kadar selâm ve esenlik olması da ilâhî rahmetin çok güzel bir tecellisidir Buhârî’nin pek çok rivayetine göre, Kadir gecesinin Ramazanın son on gecesinden birinde olması kuvvetle muhtemeldir Çünkü Sevgili Peygamberimiz (s a s ) ramazanın son on gününde, her zamankinden daha fazla ibadet eder, aile fertlerini de ibadet için uyandırırdı (Buhârî, Fadl-u Leyleti’l-Kadr, 3) Bu arada Peygamberimizin rastladığı Kadir geceleri hakkındaki rivâyetler arasında yirmiyedinci geceye ait olan rivâyet, âlimlerin çoğunluğu tarafından tercih edilerek, bu gece Kadir gecesi olarak kutlanagelmiştir![]() Bin aydan daha hayırlı olduğu açıkça bildirilen bu gece, bizim için Yüce Allah’ın bir lütfudur Hiç şüphesiz Kadir gecesine yetişmek, biz mü’minler için büyük bir mutluluk olduğu gibi, en iyi şekilde değerlendirilmesi gereken bir fırsattır Kadir gecesinin ibadetle geçirilmesi büyük bir kazançtır Çünkü bu gecede yapılan ibadet, bin ayda yapılan ibadetten daha hayırlıdır Hz Peygamber (s a s ) gece ile ilgili olarak, “Kim faziletine inanarak ve sevabını umarak Kadir gecesini ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır ” buyurmuştur (Buhârî, Teravih, 2; Müslim, Salât, 25)Kadir gecesine mahsus bir ibadet yoktur Ancak bu geceyi namaz kılmak, Kur’an-ı Kerim okumak, tevbe ve istiğfarda bulunmak, dua etmek suretiyle ihya edilmesi uygun olur Üzerinde namaz borcu olanlar -hiç olmazsa bir günlük- kaza namazı kılabilirler Böylece, hem namaz borçlarından bir kısmını ödemiş, hem de geceyi ihya etmiş olurlar Namaz borcu olmayanların ise nafile namaz kılmaları, sevap kazanmaya ve geceyi değerlendirmeye vesile olur![]() Kur’an-ı Kerim’in yeryüzüne indiği bu gecede bol bol Kur’an-ı Kerim okumak da, bu yüce kitabın şefaatçi olmasına sebep olacaktır Bu konuda Hz Peygamber (s a s ) şöyle buyururlar: “Kur’an okuyunuz, çünkü o, kıyamet gününde okuyana şefaatçi olarak gelir ” (Müslim, Misafirîn, 252)Ayrıca bu gecede okunabilecek bir duayı da Peygamberimiz (s a s ), eşi Hz Âişe (r a )’ye öğretmiştir Hz Âişe (r a ), bunu şöyle anlatır:Hz Peygamber’e dedim ki:“Ey Allah’ın Rasûlü! Kadir gecesine rastlarsam nasıl dua edeyim?” Peygamberimiz (s a s ):-“Allahım! Sen affedicisin, affetmeyi seversin, beni de affet” diye dua et buyurdu ” (Tirmizî, Deavât, 85)Ramazan Bayramı’nı idrak etmek üzereyiz Bu bakımdan biraz da bayramların dinî ve millî hayatımızdaki öneminden bahsetmek yerinde olur![]() Toplumlara ve uluslara ait ortak sevinç, mutluluk ve ortak kutlama vesilesi olarak kabul edilen belirli zamanlar vardır Bu zamanlara bayram denir Ötedenberi her toplumun ve din mensuplarının bayramları olagelmiştir Bayram, neşe ve sevinç günü demektir Belli günlerde süslenmek, neşelenmek ve eğlenmek suretiyle dinlenmek, sıkıntıları atarak rahatlamak, üzüntüleri bırakıp topluca hoş vakit geçirmek bir ihtiyaçtır![]() Bayramların, millî ve dinî duyguların, inanışların pekişmesi, taze ve canlı tutulması fonksiyonu yanında, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamada ve bunun bireylerin bilincinde yer etmesinde de büyük önemi vardır Gerçekten dinî bayramlar, insanlar arasında kaynaşmanın, dostlukları ve ahbaplıkları ilerletmenin bir yolu olarak belli bir öneme sahip oldukları gibi, dinî his ve bilincin sosyal hayatta tazelenmesinin de bir vesilesidir![]() Bayramlar, sosyal dayanışma ve barış şuurunun fertlere kuvvetle hâkim olduğu günlerdir Dargınların kucaklaşması, aralarında kin ve nefret bulunan kabile, aile ve şahısların düşmanlık duygularının sevgiye dönüşmesi, küçüklerin büyüklere saygı, büyüklerin küçüklere sevgi göstermesi, hastaların ziyaret edilmesi, verilecek küçük hediyelerle çocukların sevindirilmesi, akrabaların bir kere daha yeniden kaynaşması, genellikle bayram günlerinde mümkün olmaktadır![]() Hz Peygamber (a s ), Medine’ye hicret ettiklerinde, Medinelilerin eğlendikleri iki günleri vardı Hz Peygamber:“Bu günler nedir? Diye sorduğunda Medineliler: -Biz câhiliyetten beri bu günlerde eğleniriz ”dediler![]() Bunun üzerine Peygamberimiz (a s ):“-Allah size, o iki gün yerine daha hayırlı iki bayram verdi” buyurmuştur (Ebû Dâvûd, Salât, 245; Nesâî, Salâtü’l-Îdeyn, 1) O günden beri kutlanagelen bu iki bayram, Müslüman milletlerin aynı zamanda millî bayramları da olmuştur![]() Bayram günleri salt ibadet günü olmadığı gibi, mutlak eğlenme günü de değildir Bayramları ibadet ve taatten tecrit edip, sadece oyun, eğlence, zevk ve safâ günü olarak anlamak yanlış olduğu gibi, meşru oyunlardan ve mubah eğlencelerden soyutlayarak sırf bir ibadet ve taat günü olarak anlamak da hatalıdır Çünkü insanın manevi varlığı yanında, maddî varlığının da beslenmeye ihtiyacı vardır İbadet ve taatlarla ruh ve kalp gibi manevi varlığımız tatmin edildiği gibi, çeşitli ikram ve ziyafetlerle, belli ölçüler içinde yapılan meşru oyun ve eğlencelerle de maddî varlığımız tatmin edilmiş olur![]() Meşru sınırlar içinde yapılan oyun ve eğlenceler, bayramların özünde mevcuttur Nitekim Hz Peygamber (a s ), bir bayram günü Habeşliler tarafından oynanan kalkan ve mızrak oyununu Hz Âişe ile birlikte seyretmiş; yine Hz Âişe’nin hane-i saadette muğanniye kızlara bazı ezgiler söyletmesine ses çıkarmamıştır (Bkz Buhârî, Îdeyn, 3; Müslim, Îdeyn, 16) Ancak şurası unutulmamalıdır ki, her şeyin ifradında olduğu gibi, oyun ve eğlencenin de ifradı iyi değildir Bu sebeple oyun ve eğlence konusunda ölçülü hareket etmek, meşrûiyet ve cevaz sınırlarına dikkat etmek gerekir (Prof Dr Süleyman Uludağ, İslâm’da Emir ve Yasakların Hikmeti, TDV Yayını, Ankara-1989, s 101, 102, 103)Bayram günlerinde annemizin-babamızın ellerini öpüp hayır dualarını almalıyız Kur’an-ı Kerim’de, Yüce Allah’a ibadetten sonra, ana-babaya saygı ve iyilik emredilmiş, onlara karşı “öf” bile demek yasaklanmıştır (İsrâ, 23)Akraba ve komşularla tebrikleşerek karşılıklı sevgi ve saygı duygularımızı aktarmalıyız Karşılaştığımız herkese selâm vermeli, tanıdığımız ve tanımadığımız kimselerin bayramını kutlamalıyız Tanıdıklarımızı ziyaret ederek, hatırlarını sormalı ve gönüllerini almalıyız Hastanelerde ve evlerde yatan hastaları ziyaret etmeli, şifa dileklerimizi sunmalıyız Yetimlerin ve kimsesiz çocukların başlarını okşamalı, onlara anne ve baba gibi davranmalıyız Çevremizdeki yoksullara ve bakıma muhtaç çocuklara yardım ellerimizi uzatmalı, onların da bayram sevinci yaşamalarını sağlamalıyız Mümkünse bizden dua bekleyen ölülerimizin mezarlarına giderek ziyaret etmeli, dua ve hayırlarla ruhlarını şâd etmeliyiz Tanıdıklarımızdan dargın olanları barıştırmaya çalışmalı ve aralarını bulmalıyız Her zaman olduğu gibi, bayram günlerinde de, yüce dinimizin emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranmalı, incitici ve zarar verici davranışlardan sakınmalıyız Bütün bunlar, toplum fertlerini birbiriyle kaynaştırarak millî birlik ve beraberliğin sağlanmasında; ayrılık ve düşmanlıkların bertaraf edilmesinde etkili olan hususlardır![]() Değerli okurlarımızın Kadir Gecesini ve Ramazan Bayramını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan dilerim
__________________
Bir deniz kabuğu , Bir martı soluğu Bir yakamoz buğusu gibi Yalın hasretim! Ağlatan bir şiir , Huzur veren bir melodi , Korkutan bir yalnızlık gibi YÜREĞİMDESİN!!! Sen hala içimdesin Sen hala bedenim desin Sen nelerdesin SENİ ÖZLEDİM!!! |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiket |
| bayramı, gecesi, kadir, ramazan |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Ramazan Bayramı | ησ Ŧгєємαη | Fest Olaylar | 3 | 13-10-07 10:58 |
| Kadir gecesi | 'ฬєєקєг'™ | İslam Dini & İnsan | 5 | 08-10-07 22:53 |
| Kadir gecesi Amelleri | Heaven | Peygamber Efendimiz | 2 | 08-10-07 11:18 |
| .::Kadir Gecesi::. | FORZA | iftar ve sahur Sofrası | 4 | 21-12-06 15:14 |